1 Ağustos 2010 Pazar

Alice in Wonderland

Alice Harikalar Diyarında'yı Tim Burton yorumlarsa nasıl olur? Aklıma ilk gelenler..

- Çok renkli bir film olur..
- Çok eğlenceli bir film olur..
- Hayalgücü sınırları zorlanmıştır..
- Başrollerden birinde kesin Johhny Depp oynar..

Çocukluğumuzda ya filmini , ya çizgi filmini seyretmiş, ya da kitabını okumuşuzdur mutlaka. Alice isimli sarı saçlı kabarık etekli ufaklık bir tavşanın peşine takılır ve kendini Harikalar Diyarında bulur. Tim Burton yorumu ise bence muazzam..Alice küçükken rüyasında Harikalar Diyarına gitmektedir. Sonra büyür, 20 yaşına gelir, hayalperest ve idealist bir genç kız olmuştur (Elbisesinin içine korse ve çorap giymeyi reddedder mesela "ben bunların gerekliliğine inanmıyorum" der). Londra'da 19.yy sonlarında yaşar, bir Lord un evlenme teklif edeceği bütün üst sınıfın katıldığı bir partide tam Lord u reddecekken tavşanı görür ve onun peşinden gider. Yine aynı şekilde çukura düşer ve Harikalar Diyarı'na gelir. Harikalar Diyarının tüm sakinleri onu beklemektedir, çünkü kötü kalpli Kırmızı Kraliçe iyi kalpli Beyaz Kraliçe'nin tacını ve kılıcını elinden almış, Harikalar Diyarını Yeraltı Diyarına çevirmiştir (burda İngilizcesi çok eğlenceli Wonderland, Underland olmuştur). Kırmızı Kraliçe'yi Helena Bonham Carter oynuyor tabii, yine Tim Burton'ın vazgeçemediği süper kadın (tabii karısı da oluyor aynı zamanda) ve süper eğlenceli bir karakter. Kocaman bir kafası, kızıl saçları var, elbiseleri kırmızı, ruju kırmızı, sarayın tüm dekorasyonu kırmızı, ve herşey de kalp var.Süper komik bir yorum olmuş bu, harika. Beyaz Kraliçe'nin de ondan az kalır yeri yok tabii, böyle acaip abartılı kibarlıkta bir tip, canavarın boyununu kesince falan böyle midesi bulanıyor, öğürüyo, öyle komik bir kraliçe o da. Neyse işte Beyaz Kraliçe tacını ve kılıcını geri alarak Harikalar Diyarını kurtarmak istiyor ve bunun için Alice'e ihtiyacı var. Şapkacıyı ise Johhny Depp oynuyor, ve tabii ki mükemmel. Sonunda Alice Lord'u reddediyor ve benim evlenmekten öte yapacağım işler var diyor ölen babasının ortağıyla (Lord'un babası) işbirliği yapıp işkadını oluyor. Böyle bir yorumu ancak Tim Burton yapabilirdi sanırım. Tabii filmin sonuna hangi açıdan baktığınız önemli, Burton bizim Alice'i işkadını yapmış ne iyi etmiş, ne güzel bir kadın imajı sunmuş diye de bakılabilir; bunun  yanında Alice Çin ile ticaret yapan ilk ülke olma yolunda adım atmaktadır işkadını olarak, dolayısıyla tüccar olmuştur. Belki de bir yazar olup o söyleşiden bu söyleşiye gitseydi daha çok severdim bilemedim ama çok eğlenceli, renkli ve keyif getiren bir film olduğu kesin.

2 yorum:

Ümit Kurt dedi ki...

Ağustos ayı yoğun geçiyor sanırım, üç haftadır bloga yeni bir şey eklenmediğine göre :)

Dilerim yoğun ve keyifli zamanlardır ;)

pagur dedi ki...

umitcim kactir yaziorm bu yorumundan sonra:)nerelerdesin?

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...